Baran Aykutbay / Selahattin Babat

2019’da Mardin Artuklu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünü kazandı. 3. sınıf öğrencisi olarak  sanat eğitimine  devam etmektedir.  2020’de Mardin Artuklu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümünün  karma  olarak gerçekleştirdiği “Koridor” adlı sergide yer aldı. 2021’de Mardin Artuklu Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Galeri Artuklu’da “Taş Eskizleri” adlı  karma sergiye çevrimiçi olarak katıldı. 


Selahattin Babat

Sıcak demir ustası olan Selahattin Usta, bu zanaatı Süryani  olan Cırcıs Vırvara’nın çıraklığını yaparak öğrendi. Selahattin Usta, Mardin’in eski kapılarının tokmak, kilit, kuşak ve çivilerini demiri ısıtıp döverek işleyen son sıcak demir ustasıdır.


DEMİRCİLİK

Anadolu’nun üretken devletlerinden Hititler, ilk kez demir madenini işleyerek ona çeşitli biçimler vermiş, onu dönüştürerek aktif bir şekilde günlük yaşamda kullanmıştır. Sıcak demircilikte tarım aletleri ve savaşlarda kullanılmak üzere üretilen zırh, kalkan gibi malzemelerin üretim koşulları göz önüne alındığında bu iş, kimi zaman tanrısal olarak da görülmüştür. Harlı ateş ile yumuşatarak, döverek, bükerek veya delerek biçimlendirilen demir, Mardin’de kapı kilitleri, kapı tokmakları, nal, zincir, anahtar, korkuluk gibi formlara dönüştürülerek gündelik yaşama dahil olmuştur. Köklü bir geçmişe sahip olan ve insanlığın yaratıcı biçimlendirme ve dönüştürme eylemine büyük katkı sağlayan sıcak demircilik, hızla gelişen teknolojik ilerlemeler ve sanayileşmenin de yoğun etkisi sonucu yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kalmıştır. Günümüzde Mardin’de sıcak demir zanaatını yürüten tek bir usta bulunmaktadır.


BELLEK ÇEMBERİ 

“Bellek Çemberi” adlı çalışmanın odağını, Mardin kent mimarisinin temel öğelerinden biri olan sıcak dövme demirin kentin mimari dokusuyla özdeşleşmiş formu ve kültürel bağlamı oluşturmaktadır. Anıtsal ve kültürel değerleri içinde barındıran sıcak demircilik, işlenme zorluğu, maddi olarak el emeğinin karşılığının yeterli ölçüde alınamaması, hızla gelişen teknolojik ve endüstriyel olanaklarla birlikte talep azalması ve çırak yetiştirilmemesi nedenleriyle yok olmaya yüz tutmuş zanaatlar arasında yerini almıştır. 

“Bellek Çemberi” adlı eser, demirci atölyesinde mimari bir öğe olarak işlenen pencere korkulukları ile totemik bir anlama sahip metal bileziklerin formu birleştirilerek gerçekleştirilmiştir. Sanatsal bir imgeye dönüşen çalışma, mimari bir elaman olarak sergi mekânına yerleştirilmiştir. Bu çalışmada, ustanın zanaatının bir örneği olan sıcak demir işi ile üretilen anlam nesnesi harmanlanarak sanatsal bir yapıta  dönüştürülmüştür. Sanatçı, ustanın üretimi olan bu nesneyi yeni bir deneyim alanına taşıyarak kolektif hafızanın parçası haline getirmeye çalışmaktadır. Bunu yaparken de yok olmakta olan bu zanaatla birlikte kentin dokusuna dair olası bir yeniden üretimde, orijinal dokuda geri dönülmez bir kaybın oluşmasına dikkat çekmektedir.